Hamile | kadınlar ve makyaj

‘hamile’ olarak etiketlenmiÅŸ yazılar

Hamilelikte de grip aşısı yaptırılabilir

Pazar, 21 Aralık 2008

”İlaçla bir haftada, dinlenerek yedi günde iyileÅŸir” sözü doÄŸru bir saptama. İşte griple ilgili sık sorulan sorular ve yanıtları…

”Grip tedavi edilirse bir haftada, edilmezse yedi günde geçer” sözü, griple ilgili halk arasında yaygın bilinen nadir doÄŸrulardan. Oysa gerek hastalığın tedavisi gerekse gripten yla korunmayla ilgili her grip sezonunun başında pek çok soru iÅŸareti kafaları kurcalıyor.

İşte griple ilgili merak edilen ve sık sorulan sorular ve yanıtları.

Gribin tedavisi var mı?
Grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda genellikle endişe edilecek tablolara neden olmaz hatta kendi kendine düzelebilir. Bağışıklık sistemi güçlü olan çoğu kişi için 5 - 7 gün yatak istirahatı ve bol sıvı alımı bile yeterlidir.

Gribal enfeksiyonda yatak istirahatının yanı sıra, gerektiği durumlarda yakınmaları hafifletmeye yönelik tedaviler de uygulanır. Örneğin ateş düşürücü ilaçlar verilebilir, kas veya eklem ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesicilerden yararlanılabilir. Yeni çıkan bazı ilaçlar da ilk belirtilerin başlamasından sonraki 24-48 saat içinde alındığında, gribin daha kolay atlatılmasını sağlar.

Tedavi edilmediği takdirde hangi hastalıklara dönüşebilir?
Grip, dikkat edilmediği takdirde larenjit, farenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabına dönüşebilir. Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık 30-35’inin nedeni olabilir. Daha da önemlisi; zatürree, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit eden veya ölümle sonuçlanan hastalıklar da oluşabilir.

Gribin beyin zarında ve kalp zarında komplikasyonları olabilir. Kalp zarında gripten sonra ”perikardit” geliÅŸebilir.

Grip tedavisinde antibiyotik neden kullanılmamalı?
Halk arasında antibiyotiklerin gribal enfeksiyon üzerinde etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış var. Ancak antibiyotikler bakteriler üzerinde etkili oldukları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamaz. Üstelik zararlı etkilere de sahip olabilir. Gelişigüzel kullanılan antibiyotikler zararlı mikropları vücudumuzdan atmakla görevli olan bakterileri yok edebilir. Bunun sonucunda virüsler vücudumuza kolaylıkla girerek çeşitli hastalıklara neden olabilir. Antibiyotiklere, ancak grip sonrası oluşan zatürree, sinüzit gibi komplikasyonlarda başvurulmalıdır.

Grip sının yan etkileri var mı?
Aşı sonrası nadiren hafif geçen nezle türü bir tablo oluşabilir. Aşı yapıldıktan sonra enjeksiyon bölgesinde nadiren; kızarıklık, şişlik, morarma, ateş, kırıklık, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, kas ve eklem ağrıları gibi yan etkiler oluşabilir. Çok rahat tolere edilebilen bu yan etkiler de 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer. Ancak bu yan etkilerin dışında başka bir şikâyet oluşursa doktora başvu-rulmalı.

Hamileler aşı olabilir mi?
Hamileliği grip sezonuna denk gelen anne adayının, influenza mevsimi olan ekim ile mart ayları arasına aşı olması gerekiyor. Hamilelerde grip çok ağır seyreder. Çünkü gebelik bağışıklık sisteminin baskılandığı bir dönem. O nedenle gebeler grip komplikasyonlarına da daha fazla açıktır. Hamilelerin zatürree, sinüzit gibi hastalıklara da yakalanma riski daha yüksektir.

Hamilelikte kırmızı eti dikkatli tüketin!

Pazar, 21 Aralık 2008

Hamileyken fazla sığır eti tüketen annelerin erkek çocuklarının, yetişkin olduklarında sperm sayıları düşük olabiliyor.

New York eyaletindeki Rochester Üniversitesi Tıp Merkezi tarafından yapılan ve Human Reproduction dergisinde yayımlanan araştırmada ortaya çıkan sonuçtan, hormonlar, böcek ilacı veya hayvan yemini kirleten maddelerin sorumlu olabileceği
düşünülüyor.

ABD’deki 5 kentten 1947 ve 1983 arasında doğan 387 kişi üzerinde yapılan araştırmada, haftada 7 parça biftekten fazla et tüketen kadınların erkek çocuklarında sperm yoğunluğunun yüzde 24,3 oranında düşük olduğu belirlendi.

Deneklerden anneleri en fazla et tüketen 51 erkeğin sperm sayısı, Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği seviyeye göre, kısırlık sınırının çok altında çıktı.

Bulguların kendilerini şrttığını söyleyen doktorlar, annelerin biftek tüketimiyle erkek çocukların yetişkinliklerinde dölleme yeteneği arasında güçlü bir bağlantı bulunduğuna işaret ettiler.

Araştırmanın başındaki Shanna Swan, araştırmalarının sınırlı olduğunu ve bu konuda yeni araştırmalar yapılması gerektiğini belirtti.

Hamileyken çikolata yemek bebeği de mutlu ediyor

Pazar, 21 Aralık 2008

Finlandiya’da yapılan bir araÅŸtırmaya göre, çikolata sadece yiyen kiÅŸiyi mutlu etmiyor. Gebeyken yenilen çikolata, hem anneyi hem de bebeÄŸi mutlu ediyor.

”New Scientist” dergisinde yayımlanan haberde, hamileyken her gün çikolata yiyen kadınların bebeklerinin daha hareketli olduÄŸu ve daha sık güldüğü belirtildi.
Helsinki Üniversitesi’nde görevli Katri Raikkönen, çikolatadaki mutluluk veren maddelerin anneden bebeÄŸe geçtiÄŸini tahmin ettiÄŸini söyledi.

300′den fazla kadının hamileyken yedikleri çikolata miktarını kaydeden bilim adamları, doÄŸumdan sonra da bebeklerin davranışlarını 6 ay süreyle izlediler.
Raikkönen, araştırma sonucunda, düzenli olarak her gün çikolata yiyen annelerin bebeklerinin daha hareketli olduğunun, daha sık güldüğünün ve daha az korktuğunun ortaya çıktığını söyledi.
Bilim adamları, bebeğin mutlu olmasının sadece çikolatayla açıklanamayacağını, başka bilinmeyen faktörlerin de rol oynadığını kaydettiler.

Sigaranın hamile kadınlara bir zararı daha…

Pazar, 21 Aralık 2008

Hamilelikte kullanımının bebeklerin damak ve dudak yarıklarıyla doğmasına neden olabileceği belirtiliyor

İngiltere’de Dundee Üniversitesi bilim adamlarınca yapılan araÅŸtırmalarda, içen kadınların bebeklerinde ağız ve yüz anomalilerine rastlanma oranının, içmeyenlere göre üç kat daha fazla olduÄŸu tespit edildi. Bilim adamları, bu tür vakaların beÅŸte birinin hamilelik sırasında içilen sigaralara baÄŸlı olduÄŸunu savundu.

Dünya SaÄŸlık Örgütü (DSÖ) tarafından finanse edilen araÅŸtırmayı yürüten Dundee Üniversitesi’nden Prof. Peter Mossey, araÅŸtırmalarının 3 yıl süren ilk bölümünün sonunda 200′ünün çocukları ağız anomalisiyle doÄŸan 450 kadını incelediklerini bildirdi.

Çocukları yarık dudak veya damakla dünyaya gelen 200 kadından 100′ünün kullandığını belirten Mossey, bebeklerinde hiçbir anomali bulunmayan kadınlardaysa kullananların oranının dörtte birde kaldığını kaydetti.
Mossey, ağız anomalilerini tetikleyen beslenme, genetik sebepler gibi diğer bazı nedenlerin de varlığını kabul ettiklerini, ancak yine de hamilelik döneminde içilen sigaraların ana faktör gibi göründüğünü vurguladı.

Araştırmaların süreceğini belirten Mossey, B6, B12 vitaminleriyle riboflavinin, hamilelik döneminde kullanılmasının ağız anomalilerini önlemeye yardımcı olabileceğini de bildirdi.

HamileliÄŸin ‘zararlılar’ listesi

Pazar, 21 Aralık 2008

Hamilelik döneminde, özellikle beslenme konusundaki küçük ayrıntılar, anne adayı ve bebek sağlığı açısından risk yaratabiliyor.

Uzmanlar anne adaylarını az pişmiş yumurtadan, deniz ürünlerine kadar pek çok besinden uzak durmaları için uyarıyor.

Anne adayları bebeklerini korumak amacıyla hamilelikte nelerin zararlı olup olmadığını bilmek isterler. Hamileyken kendi saÄŸlığınıza dikkat etmek, bebeÄŸinizi de korumanın en iyi yoludur. Hamilelik boyunca neler yiyebileceÄŸiniz ve yiyemeyeceÄŸiniz konusunda kendinizi çok sıkmayın. BaÅŸlangıçta size kocaman görünen ‘hamilelikteki yasaklar listesi’ aslında düşündüğünüz kadar korkutucu deÄŸildir. Pek çok yasak besinin verme riski düşüktür ama siz yine de emniyetli olan yolu seçmelisiniz. İşte, hamilelikte beslenme konusunda dikkat etmeniz gerekenler…

Küflü ve pastörize edilmemiş sütten yapılan peynirler: Küflü ve pastörize edilmemiş sütten yapılan peynirler güvenilir değildir. Pastörize edilmemiş yumuşak peynirlerde; erken doğum, düşük ve doğum kusurlarına yol açan listeria (tehlikeli bir bakteri cinsi) bulunur. Pastörize sütten yapılmış her tür beyaz peynir, kaşar peyniri ya da diğer tür peynirler rahatlıkla yenebilir. Peynir iyi bir kalsiyum kaynağı olduğundan, hamileler için gereklidir. Bebeğinizin kemik ve diş gelişimine faydası olur.

Yumurta: Az piÅŸmiÅŸ yumurta ve piÅŸmemiÅŸ yumurta içeren mayonez gibi yiyecekler hamileyken tüketilmemeli. ÇiÄŸ ve az piÅŸmiÅŸ yumurta, ÅŸiddetli besin zehirlenmesine neden olan salmonella’nın kaynağı olabilir. İyi piÅŸmiÅŸ ya da katılaÅŸana kadar kaynamış yumurtanın bir ı olmaz. Güvenilir, mümkünse markalı yumurtalar alın ve iyice piÅŸirdikten sonra yiyin.

Az pişmiş ya da çiğ et: Çiğ ya da az pişmiş et kesinlikle yenmemeli. Az pişmiş ve çiğ ette toksoplazma riski vardır. Toksoplazma, düşüğe ve doğum kusurlarına neden olabilir. Et ve tavukları, hiç pembelik kalmayana kadar pişirmelisiniz. Buzluktan çıkan etleri, iyice çözülmeden pişirmeyin.

Deniz ürünleri: Midye, istiridye, karides gibi çiğ ve az pişmiş kabuklu deniz ürünleri yenmemeli. Sushi de hamilelikte tüketilmemelidir. Çiğ deniz ürünleri salmonella nedeniyle zehirlenmeye neden olabilir. Aynı zamanda, campylobacter (hem hayvanlarda hem de insanlarda hastalık yapan bir bakteri) ve listeria da taşıyabilirler. Deniz ürünlerini, bakterilerinin ölmesini sağlamak için iyice pişirdikten sonra yiyebilirsiniz.

Balık: Konserve balıkları haftada iki kereden fazla yemeyin. Köpek balığı ve kılıç balığından da uzak durmalısınız. Bu balıklar cıva gibi ağır metaller içerebilir ve bunlar da bebeğinizin sinir sistemine verebilir. Hamilelere özellikle; lüfer, palamut, levrek, sardalye, uskumru ve somon tavsiye edilir. Yeter ki, iyice pişmiş olsunlar.