Burca Göre Diyet

[#1: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Burca Göre Diyet

İnsanların davranışlarında etkin olduğuna inanılan burçlar, yemek yeme alışkanlıklarında da belirleyici olabiliyor. Bu yüzden diyet yaparken burcunuzun özelliklerine uygun davranmak en akıllıca olanı diye düşünenlerdenseniz, okumadan geçmeyin…

Koç (21 Mart - 20 Nisan) : Abur cubur yemeye son derece meraklısınız. Bu nedenle sizin için tehlike çanları çalıyor. Tuz ve alkolden uzak durarak bunun yerine bol bol su için. Domates, patates, soğan, kuru fasulye, mercimek, karnıbahar, marul, yeşil salata, ıspanak, turp, pirinç, zeytin, elma, balkabağı, ceviz gibi besinler haftalık beslenmenize mutlaka eklenmesi gerekli yiyeceklerdir. Sizin için gerekli olan tatlılar! Kayısı gibi fazla şeker içermeyen tatlılar olmalıdır.

Boğa (21 Nisan - 21 Mayıs) : Yemek için yaşayanlardansınız. Fakat unutmayın ileride bu kilolar başınıza bela olur. Karbonhidratlardan kaçının. Aksi takdirde tombul bir kişi olursunuz. Sindirim güçlüğü çekebilirsiniz. Düşük nişasta, yağ ve şeker içeren bir diyet, beslenme hayatınızın gerekli bir parçası olmalıdır. Doğal iyot içeren besinler, balık ve deniz mahsulleri, yumurta, karaciğer, böbrek, buğday, ıspanak, pancar, taze meyve ve yeşil salata besin listenizde daima yer almalıdır. Ayrıca su içmek de hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olmalı.

İkizler (22 Mayıs - 21 Haziran) : Yemek yerken o kadar acele hareket ediyorsunuz ki artık bu durum sizin sağlığınızı etkiler hale gelmiş. Yemekleri çok çiğnemeden yutmayın. Az ama sık yemeyi prensip haline getirin. İkizler kemiklerinin sağlıklı olmasını istiyorsa sağlıklı beslenmelidir. İkizler de kan pıhtılaşması çok sık görülür. Balık, tereyağı ve köy peyniri, havuç, portakal, greyfurt, şeftali, erik, üzüm suyu, kuru üzüm ve badem beslenme listenizde vazgeçilmez besinler olmalıdır. Sakinleşmeniz ve huzurlu olmanız için de şifalı bitkiler ve kafeinsiz çaylar tam size göre.

Yengeç (22 Haziran - 23 Temmuz) : Duygusal olmanız sizin beslenme alışkanlıklarınızı da etkiliyor. Üzüldükçe böreklere, keklere, dondurma ve şekerlemelere sarılıyorsunuz. Halbuki yengeçler, nişastalı yiyeceklerden, şeker, tuz ve baharatlardan uzak durmalıdır. Çünkü mideleri çok hassastır. Vücudunuz kalsiyuma fazlaca ihtiyaç duyar. Düşük yağ içeren süt, peynir ve yoğurt, kıvırcık lahana, domates, salata ve marul, bol miktarda taze sebze ve yağsız protein, sizin cilt ve mide sağlığınız açısından iyi olup, kilonuzu daha rahat kontrol altına almanızı sağlar. İncelmek için öncelikle kendinizle hesaplaşmalısınız.

Aslan (24 Temmuz - 23 Ağustos) : Yemek sizin için adeta bir zevk haline gelmiş. Güzel lokantalar, nefis yemekler her zaman hayalinizi süslüyor. Vücudunuza önem verdiğiniz için diyet yapmakta son derece başarılısınız. İradeniz harika! Kan dolaşımınızın düzenli olması için; sığır, kuzu ve kümes hayvanları eti, karaciğer, çiğ yumurta sarısı, kereviz, elma, incir, şeftali, limon ve badem sizin için idealdir. Porsiyonlarınızı yüzde 50 azaltmanız önerilir.

Başak (24 Ağustos - 23 Eylül) : Şekerleme deyince siz akla geliyorsunuz. Özellikle de çikolata hayatınızın vazgeçilmezleri arasında yer alır. Ancak bu yiyeceklerden uzak durmalısınız çünkü kalbinizde problem yaratabilir. Tuz, buğday, çavdar, yağsız sığır ve kuzu eti, peynir, zeytin, portakal, limon, kavun, elma, armut sizin ideal yiyeceklerinizdir. Kavun, elma, armut kısmen cildinizi temizlemek ve saçlarınıza bakım sağlamak için yardımcı olur. Elma ise kurtarıcınızdır.

Terazi (24 Eylül - 22 Ekim) : Terazi böbrekleri, sırtın alt kısmını, temsil eder. Bezelye, mısır, havuç, ıspanak, buğday, yulaf unu, elma, çilek, badem ve kuru üzüm hep elinizin altında olmalıdır. Böbrekleriniz için çok fazla asitli içeceklerden uzak durmalısınız. İncecik ve zarif bir beden için; ince dilimler faydalı olacaktır.

Akrep (23 Ekim - 22 Kasım) : Burcunuz üretim organlarını temsil eder. Solunum yolları problemleri yaşayabilirsiniz. Tahıllardan yapılmış ekmekler, balık ve deniz ürünleri, yeşil salata, soğan, kırmızı turp, taze meyve ve sebzeler içeren bir diyet tam size göredir. Doğru beslenme gerginliğinizi alıp götürür.

Yay (23 Kasım - 20 Aralık) : Burcunuz kalçalar, bacak üstleri ve karaciğeri temsil eder. Doğal beslenmek için kabuklu meyveler ve sebzeleri tercih edin. Bolca çiğ sebze, yeşil biber, patates, incir, kuru erik, çilek, elma, armut, ve taneli tahılları yemeniz önerilir.

Oğlak (21 Aralık - 18 Ocak) : Çalışkan bir yapınız var ve çalışırken de farkında olmadam öğün atlıyorsunuz. Oysa bu sizin için çok zararlı. Vücudunuzun vitamin ve minerallerden oluşan geniş bir besin karışımına ihtiyacı var. Burcunuz , dizleri, dişleri, kulakları ve deriyi temsil eder. Lahana, kereviz, yağsız etler, limon, portakal, inek sütü, her türlü peynir, balık, yumurta sarısı, buğday ve incirle aranızın çok iyi olması gerekir. Kayısı, badem yiyerek kuru ve alerjik eğilimli cildinizi canlandırın. Cildinizi sigara ve sigara dumanından uzak tutarak korumaya çalışın.

Kova (19 Ocak - 20 Şubat) : Vücudunuzun sürekli C vitaminine ihtiyacı var. Yemek tarzınız yenilikçi. Bu nedenle değişik lezzetler tatmayı seviyorsunuz. Burcunuz el ve ayak bilekleriyle baldırları ve dokuları temsil eder. Vücudunuz sofra tuzuna çok ihtiyaç duyar. Bu ihtiyacı sofra tuzundan değil, bu maddeyi barındıran besinlerden almanız en mantıklısıdır. Çok fazla tuz aldığınızda zayıf bir kan dolaşımına, gereğinden fazla şişkin bir vücuda ve karaciğer rahatsızlıklarına açıksınız demektir. Deniz ürünleri, brokoli, havuç, turp, balkabağı, ıspanak, elma, şeftali, limon, portakal, greyfurt, nar ve ananas sizin için doğal tuz bakımından ideal besinlerdir.

Balık (20 Şubat - 21 Mart) : Katı ve sıkıcı diyetler size göre değil. Yüksek proteinli, düşük yağ ve şeker içeren diyet uyguladığınız zaman kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Burcunuz ayaklar ile duyma, işitme, dokunma ve tatmayı temsil eder. Demir vücudunuzun başlıca ihtiyacıdır. Demir eksikliği, anemi ve düşük tansiyona sebep olur. Diyetlerinizde zengin demir içeren karaciğer, yağsız sığır eti, kuzu eti, yumurta sarısı, beyin, midye, ıspanak, soğan, arpa, marul, buğday ekmeği, kuru fasulye, elma, üzüm, limon, portakal, şeftali, hurma, kuru erik ve üzüm yer almalıdır. Maydanoz da bu listeye eklenebilir.

Besin Ayıklayarak Kilo Verme Diyeti

[#2: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Besin Ayıklayarak Kilo Verme Diyeti

Besin maddelerini ‘ayrıştırarak’ diyet uygulama kavramını ortaya koyan kişi, belki çoğunuzun bildiği gibi Michel Montignac. Ağız tadından fedakarlık yapmadan ve yedikçe zayıflatan bu yöntemde, gıdalar sınıflandırılıyor. Enerji veren proteinler, glusitler ve yağlarla, enerjik olmayan vitamin, mineral, oligo elementler, lifler ve su aynı anda alınmıyor. Burada vereceğimiz diyet programına göre, iki haftada en az 7-8 kilo verebilirsiniz.

1. Gün

Sabah Bir dilim karpuz ve bir dilim light ekmek
Öğlen 200 gram light yoğurt ve salata (istenilen miktarda)
Akşam Patates salatası; 150 gram patates, domates, biber, marul, soğan ve kimyonla hazırlanabilir.
Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış.

2. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, mantarlı omlet; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile yağsız teflon tavada
Öğlen 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek
Akşam 200 gram biftek, balık veya tavuk göğüs ile salata
Gece İki adet salatalık

3. Gün

Sabah 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek
Öğlen Salata ve peynirli omlet; 30 gram beyaz peynir, iki yumurta akı ve bir yumurta sarısıyla yapılmış
Akşam Salata, light ekmek, zeytinyağlı fasulye; bir çorba kaşığı sıvı yağ kullanılarak hazırlanmış
Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış

4. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, 60 gram beyazpeynir, domates, salatalık ve biber
Öğlen Çılbır; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile 200 gram light yoğurtla hazırlanabilir.
Akşam Salata ve 200 gram tavuk göğüs veya biftek sote (biber ve soğan eklenebilir)

5. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, istendiği kadar közlenmiş biber, salatalık ve bir dilim kızarmış beyaz ekmek
Öğlen 200 gram balık, tavuk göğüs veya biftekle salata
Akşam Salata, fırında veya güveçte yağsız türlü sebze; mantar, patlıcan, kabak, taze fasulye, domates, biber ve soğan kullanılabilir.
Gece 250 gr. karpuz

6. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, 60 gram iki kibrit kutusu ölçüsünde beyazpeynir, domates, salatalık ve biber
Öğlen 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek
Akşam Közlenmiş patlıcanla istenildiği kadar salata ve bir dilim light ekmek
Gece Cacık; 200 gram yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış

7. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, iki adet haşlanmış yumurta
Öğlen Mantar sote, salata ve bir dilim light ekmek
Akşam 250 gram karpuzla bir dilim light ekmek
Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış

Lazer epilasyon sonrası ne yapmalı

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Lazer epilasyon merkezine gittik, tedaviye başladık, ya sonra ne yapmalı :

cilt :

- Lazer epilasyon uygulaması sonrasında 1 hafta süreyle güneşe maruz kalınmamalı ve solaryuma girilmemelidir. Zorunlu olarak güneşe maruz kalınırsa (özellikle yüz gölgesi için) yüksek koruma faktörlü kremler kullanılabilir.

- Lazer epilasyon tedavisi süresince seans aralarında güneşlenerek yada solaryum ile bronzlaşmak, bir sonraki seansta ten rengi normal tonuna yaklaşmamış ise uygulama yapılamamasına neden olacaktır. Bir sonraki seans ten rengi normale yaklaşana kadar ertelenecektir.

- Lazer epilasyondan hemen sonra ılık duş alınabilir. Bir hafta kese, peeling gibi cildi tahriş edecek uygulamalar yapılmamalıdır.

- Lazer epilasyon uygulanan bölgede kişinin cilt hassasiyetine göre değişen sürede; 1 saat ila birkaç gün arasında kızarıklık oluşması normaldir.

-Lazer epilasyon sonrası uygulama yapılan bölgede hafif bir kabarıklık, nadiren kabuklanma ve sivilce oluşabilir. Bunlar herhangi bir tedaviye gerek olmadan kendiliğinden geçecektir.

Günümüzün popüler uygulamalarından birinin lazer epilasyon olduğunu, birçok kadın ve erkeğin güzellik merkezleri, estetik merkezleri ve lazer epilasyon merkezlerinin her geçen gün artması nedeniyle artık lazer epilasyon adayı olduğunu, internet yardımıyla istanbul lazer epilasyon merkezleri, ankara lazer epilasyon merkezleri, izmir lazer epilasyon merkezleri diye arama yapıp lazer epilasyon firmaları hakkında bilgi aldığımızı, firma adreslerini telefonlarını edindiğimizi bir önceki yazımızda söylemiştik.

- Lazer epilasyon uygulanan kılların kökleri 3 ila 10 gün içinde hafifçe uzayarak dökülmeye başlar veya el ile tutularak çekildiğinde kolayca çıkar.

- Lazer epilasyon için seans aralıkları yüz bölgesi için 4 hafta, vücut bölgeleri için 8 haftadır.

- Lazer epilasyon için seans sayısı vücut bölgeleri için 4-6 seans yüz bölgeleri için 6-12 seanstır. Bu sayı cilt ve kıl yapısına göre değişebilir. Hormonal bozukluklar seans sayısını etkileyebilir.

- Lazer epilasyon ile kıl yoğunluğu her seansta %15-20 arası kalıcı olarak azalmaktadır, farkı ancak 3. seanstan itibaren belirgin olarak görülebilir

Hamilelikte ev temizlik malzemelerini kullanmak sakıncalı mı?

EVDE KULLANILAN TEMİZLİK MADDELERİ İLE (ASİD VE ALKALİ) ZEHİRLENME

Süpermarket rafları canlı renklerle süslenmiş, harika kokulu, süper güçlü temizleme malzemeleri ile doludur. Herhangi bir evde bunların hemen her çeşidinden vardır. Mutfak dezenfeksiyonu, banyo dezenfeksiyonu ve parlatma, yer silme maddeleri, fırın temizleme, cam silme, kısacası evin her noktası için bir ürün var. Hepsinin üzerinde içerdiği maddelerin zehirli olduğu, içilmemeleri gerektiği vs yazar ancak çocuğunuz bunları okuyamaz ve bir süt şişesinden deterjan şişesini ayırt edemeyebilir.
Temizlik maddeleri sıklıkla güçlü asid veya alkali maddeler (en çok zarar verenler sodyum hidroksid ve sülfürik asid) içerirler. Bu maddeler fırın ve tuvalet temizleme deterjanları, bulaşık makinesi deterjanları, lavabo açıcılar içinde katı veya sıvı halde bulunurlar. Çocuklar bu maddelerin katı halde olanları ağızlarına yapışıp yakıcı tadını hemen alacağı için fazla miktarda tüketemez. Bu yüzden sıvı şeklinde olanlar daha çok tehlike yaratmaktadır. Bu maddelerin yutulması ağız, yemek borusu ve mideyi yakacak ve direkt olarak zarar verecektir. Alkali maddelerin vereceği hasar asid olanlardan çok daha ağır olmaktadır.
Çamaşır sularının bir iki yudum yutulması genellikle kusmaya neden olur ve genellikle çok ciddi hasar vermemesine rağmen daha fazla miktarda tehlikeli olmaktadır.

Çocuğunuzun bu maddeleri aldığını nasıl anlarsınız?
Ağrı ani başlar ve şiddetlidir. Ağız bölgesinde yanıklara bağlı şişlik ve yutma güçlüğü olur, ses telleri zedelenir. Çok miktarda yutuldu ise ağız ve yemek borusu boyunca nefes yolu kapanacak kadar şişme olabilir ve nefes almayı güçleştirebilir. Bu tarz bir yaralanmanın sonuçları çok ağırdır ve ölüme kadar gidebilir. Sonuçta çok büyük bir ihtimalle en azından kalıcı bir hasar bırakacaktır belki bir daha konuşamayacak veya katı yiyecek yiyemeyecektir. Bu yüzden ciddi tehlike yaratan bu maddeleri kesinlikle çocuklarınızın görmeyeceği ve ulaşamayacakları şekilde saklamanız korunmak için alabileceğiniz tek ve en önemli önlemdir.
Çocuğunuzun bu maddelerden içmesi durumunda asla kusturmadan hemen bir acil servise başvurmanız gerekmektedir.

İLAÇ ZEHİRLENMELERİ
Çok miktarda alınan tüm ilaçlar zehirlenmeye neden olur. Çocuklarda kazara zehirlenmelerin başında aspirin ve asetaminofen gibi sık kullanılan ağrı kesici ve ateş düşürücüler gelir. Demir tabletleri, vitaminler, grip ilaçları, uyku ilaçları, antiallerjik ilaçlar da zehirlenmelere neden olur. Bazı ilaçlarda zehirlenmenin olması için çok miktarda yutmaya gerek yoktur, birkaç tane bile komaya kadar gidebilecek zehirlenmeye neden olur (örneğin uyku ilaçları).

Nasıl anlaşılır?
Asetaminofen (ağrı kesici, ateş düşürücü) zehirlenmesi başlangıçta uzun süre hemen hiç belirti vermez. Yaklaşık 1 gün sonra bulantı kusma başlar ve gittikçe ciddileşir. Çocuğunuzun asetaminofen aldığından şüpheleniyorsanız herhangi bir belirti vermemesine aldanmadan hemen bir acil servise başvurmalısınız.

Aspirin (salisilat) zehirlenmesinde de ilk belirtiler küçük çocuklarda çok idrara çıkmaya bağlı sıvı kaybı ve hızlı ve derin nefes alıp verme dışında çok azdır. Daha büyük çocuklarda hızlı ve derin nefes alıp verme, kusma, uyuklama görülebilir. Çocuğunuzun aspirin aldığından şüpheleniyorsanız hemen acil servise başvurun.

Sizin veya sizle birlikte yaşayan büyüklerinizin kullandığı ilaçları güvenli ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklayın. Buzdolabında, masa üstlerinde, cüzdanınızda saklamayın.
Çocuğunuzun herhangi bir ilacı aldığından şüpheleniyorsanız hemen acil servise başvurun.

ZEHİRLİ BİTKİLER
Bitkilerin büyük bir kısmı yendiğinde zehirlenmeye neden olur. Bitkinin tipine göre zehirlenme basit kısmi bir rahatsızlıktan, yaygın ciddi bir reaksiyona kadar değişebilir. Bazı bitkilerin tamamı, bazılarının kökleri ve bazılarının çiçekleri veya yaprakları zehirli olabilir. Araştırmalar 5 yaş altındaki çocuklarda bitki zehirlenmesinin de oldukça fazla görüldüğünü göstermiştir.
Evinizde son derece dekoratif ancak zehirli ve üzerinde meyve, çilek benzeri çiçekleri olan bitkilerden bulundurmayın.
Genel kural olarak toksik bir bitki yendiğinde doktora veya acil servise ulaşmakta gecikecekseniz kusturma yöntemi ile mide boşaltılmalıdır.

Türkiye’de kadınlar sezaryeni tercih ediyor

Avrupa Perinatoloji Birliği Başkanı Prof. Dr. Cihat Şen, Türkiye’de sezaryenle doğum oranının çok yüksek olduğunu belirterek, “Sezaryenle doğum birkaç gün erken bile yapılsa bebeğin akciğerinin dış dünyaya uyum sağlamasında birtakım sıkıntılar yaratıyor” dedi.

Yılda 2 milyon doğum

Prof. Dr. Şen, Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen “2′nci Perinatoloji Günleri” için geldiği Hatay’da, Türkiye’de yılda 1,5 milyon doğumun meydana geldiğini, bunun yaklaşık yüzde 30-40′ının sezaryenle yapıldığını söyledi.

Türkiye’de kadınların daha kolay olarak düşündükleri sezaryenle doğumu tercih etme oranının çok fazla olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şen, şöyle devam etti:

Sezaryen bir ameliyat

“Normal doğum doğal ve fizyolojik bir süreç, sezaryen ise gerektiğinde yapılan bir ameliyattır. İyi bir ekip ve doğum için tamamlanan günde işlem gerçekleştirilirse hem sezaryen hem de normal yolla doğum bebek için sağlıklı olur. Maalesef anne adayları sabırsız ve zahmete katlanmama, bir an önce doğumdan kurtulma düşüncesiyle sezaryeni tercih ediyor.

Sezaryen ile yapılan çoğu doğum, günü gelmeden, doğuma 15-20 gün kala gerçekleştiriliyor. Oysa sezaryenle doğum birkaç gün erken bile yapılsa bebeğin akciğerinin dış dünyaya uyum sağlamasında birtakım sıkıntılar yaratıyor.

Bunun için doğumun planlı şekilde yapılması gerekiyor. Normal doğumda anne adayları günü geldiğinde sancı çekmeye başlıyor. Ancak bu ağrılı sancılı süreç bebeğin dış dünyaya uyumunu hazırlıyor. O yüzden tıbbi açıdan gerekmedikçe sezaryene başvurulmaması lazım.”

Normal doğum sonrası anne daha hızlı iyileşiyor

Annenin normal doğumdan sonra daha kısa sürede iyileştiği, sezaryenden sonra bu sürecin daha fazla zaman aldığını bildiren Prof. Dr. Şen, ayrıca normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı riskinin sezaryene göre daha düşük olduğunu kaydetti.

“Normal doğum daha masraflı”

Son yıllarda eğitimli ve bilinçli anne adaylarının normal doğumu tercih etmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Şen, ancak hala istenilen düzeye gelinemediğini söyledi.

Prof. Dr. Şen, astım, tansiyon hastalığı bulunan anne adaylarının kesinlikle sezaryenle doğumu tercih etmemesi gerektiğini, ayrıca sezaryenle doğumun ikinci bebeklerde anne için risk oluşturduğunu kaydetti.

Kaynak : Prof. Dr. Cihat Şen,