Cinsel Yaşam | kadınlar ve makyaj

‘Cinsel YaÅŸam’ Kategorisi için ArÅŸiv

Cinsel performans anksiyetesi vajinismus

Cumartesi, 03 Ocak 2009

anksiyetesi, cinsel yaşamlarında sorun yaşayan erkekler kadar kadınların da en büyük kaygılarından biri. Üstelik bu durumdan şikâyet eden kadınların sayısı hızla artıyor. , pek çok kadının karşı karşıya kaldığı bir sorun. Öyle ki, ülkemizde merkezlerine en sık başvurma nedenini oluşturuyor.

♀ , vajinal bölgedeki kasların kasılarak cinsel birleÅŸmeyi engellemesiyle karakterize edilen bir hastalık. Bu hastalık kadınlarda da, performans anksiyetesine zemin hazırlayan bir diÄŸer önemli unsuru oluÅŸturuyor. Ancak ÅŸikâyetinde performans anksiyetesi ön plana çıkmıyor. Çünkü sorunundan yakınan kadın, her cinsel iliÅŸki öncesinde Yine baÅŸarılı olamayacağım kaygısıyla ataÄŸa girse de, “korku” ya da “acı hissi” daha ön plana çıkıyor.  EÅŸlerin sorunu : anksiyetesi, eÅŸleri “erektil disfonksiyon” sorunu yaÅŸayan kadınlarda da geliÅŸiyor. Bu sorun genellikle cinsel yaÅŸamla ilgili “mitlerden”, yani yanlış inançlardan kaynaklanıyor. Toplumda çok yaygın görülen bir inanışa göre, erkeÄŸin sorunu yaÅŸaması, tahrik olamadığına iÅŸaret ediyor. Bunun sorumlusu olarak da, onu tahrik edemediÄŸi düşünülen kadın gösteriliyor. Ülkemizde çok yaygın olan bu yanlış inanç yüzünden, eÅŸleri sorunu yaÅŸayan kadınlar, öncelikle kendilerini sorumlu tutuyor.

♀ Erkeğin sorunu devam ettikçe de, kadında bir süre sonra takıntı oluşmaya başlıyor. Öyle ki, kadın önsevişme öncesinde bile Sertleşme olacak mı, olmayacak mı? , Onu tahrik edecek miyim, edemeyecek miyim? kaygısını duymaya başlıyor. Sürekli bu kaygıyla yaşayan kadında da bir süre sonra cinsel isteksizlik ve işlev bozukluğu gibi sorunlar oluşmaya başlıyor.

√ Kıyaslanma korkusu : Artık kadınların da cinsellikte her şeyi erkekten bekleyip, pasif bir tutum takınmaları devri geride kaldı; özellikle de genç kuşaklarda. Günümüzün erkekleri, cinsel yaşamda artık daha aktif ve katılımcı bir kadınla birlikte olmayı tercih ediyor. Bu beklenti aslında sadece erkeklerde değil, aynı zaman kadınlarda da çok sık görülmeye başlandı. İste, bu beklentilerin yayılmasıyla birlikte performans anksiyetesi de daha sık ortaya çıkıyor. Çünkü günümüzün modern kadını, ön sevişmeden tutun da oral sekse, eşin ereksiyonundan boşalmasına kadar her aşamada mutlu ve uyumlu bir cinselliğin yaşanmasında kendilerinin de sorumlu olduklarının bilincinde.

Öyle ki, Tartışmamızın nedeni, cinsel yaÅŸantımızda bir sorun oluÅŸtuÄŸuna mı iÅŸaret ediyor?” diye düşünmeye baÅŸlayan kadınların sayısı da hızla artıyor. Cinsel yaÅŸama daha aktif giren kadın, zevk almaya baÅŸlayınca da, doyuma ulaÅŸması gerektiÄŸinin bilincine varıyor ve doÄŸal olarak erkeklerden daha fazla performans bekliyor. Günümüzde çok eÅŸliliÄŸin ve günlük iliÅŸkilerin artması da, beraberinde kıyaslanma korkusunu getiriyor. Çünkü insanlar artık tek eÅŸlilikten uzaklaÅŸmaya baÅŸladıkları için, birlikte oldukları partnerlerini diÄŸerleriyle kıyaslamaya baÅŸlıyor.

√ Kaygısız bir için : Performans anksiyetesi nedeniyle merkezine baÅŸvuran çiftler olmasa da, cinsel iÅŸlev bozukluklarının ardında bazen bu sorun ilk sırada yer alıyor. Bu sorun karşısında öncelikle “performans anksiyetesini” çözmeye yönelik ev ödevleri ve egzersizler veriliyor. Çünkü, sorun çözülmedikçe, çiftin asıl baÅŸvurma nedeni olan erektil disfonksiyon ya da orgazm bozukluÄŸu gibi ÅŸikayetler ortadan kalkmıyor.

♀ Performans anksiyetesi bir çeşit takıntı olduğu için tedavisi uzun uğraş ve zaman gerektirebiliyor. Tedavide, psikoterapiden çok, ev ödevleri ve egzersizler daha ön plana çıkıyor. Çünkü kişi bunu takıntı haline getirdiği için siz ne söylerseniz söyleyin, deneyimlerine odaklanmış oluyor. Dolayısıyla, tedavide temel prensip, kişiye takıntılarının tersi olan deneyimlerin yaşatılması.

♥ Örneğin, erektil disfonksiyon sorunu yasayan erkeklerin en büyük korkularından biri, sırasında ereksiyonlarını kaybetmeleri. İşte, bu noktada çiftlere cinsel birleşmeye girmeleri yasaklanarak, sadece ilişkiden zevk almaları isteniyor. Bunun sonucunda erkek cinsel birleşmeye değil, sadece zevke odaklandığı için sorunu ortadan kalkıyor. Böylesi bir paradoks yaşatmak, cinsel işlev bozukluklarında çok güçlü bir etki yaratıyor.

Meme küçültme ameliyatı meme estetiği

Salı, 23 Aralık 2008

: Göğüs küçültme ameliyatı, aşırı büyüme oluşan memelerin neden olduğu:

- sırt ve boyunda kas gerilmeleri
- pozisyonel deÄŸiÅŸiklik
- baş ağrısı
- omuz ağrısı
- sütyen askıları ile omuzda çöküklük
- ulnar sinir parestezisi
- kronik göğüs ağrısı
- kiÅŸisel hijyen ile ilgili problemler
- sportif aktivitelere katılamama gibi nedenlerle yapılabilir. Bazı hastalarda, meme büyüklüğü obezite (şişmanlık) ile ilgili olabileceğinden, zayıflama faydalı olabilir. Zayıflama, meme büyüklüğü üzerinde etkili olmayabilir, ama hastanın planlanancerrahiye toleransını arttırır ve risk faktörlerini azaltabilir. Aşırı büyük olan memeler, hastalarda kamburlaşmaya, meme altında ı, ayrıca sütyenin omuz askısının rahatsızlık oluşturmasına kadar çeşitli problemlere neden olabilir. Kırk yaşın üzerindeki hastalarda memelerin habis bir tümör yönünden hem klinik olarak muayenesi hem de mamografik olarak incelenmesi uygun olur.

ameliyatı sonucunda meme hacim olarak küçülür ve dikleÅŸir. Yapılan ameliyatta, uygun kısımlarından meme dokusu ve deri fazlalıkları çıkartılır, meme başı daha yukarıya olması gereken yere alınır. Yukarı alınırken aynı zamanda meme başı ve halkasının beslenmesi ve duysal sinir baÄŸlantılarının korunması için çeÅŸitli yöntemler kullanılır. Ben günümüzde en geçerli yöntemlerden biri olan “inferior pedikül” yöntemini uygulamaktayım. Bu metodda, meme başı halkası, uç kısmı ve süt kanallarının bir kısmı korunabilmektedir. Ameliyat sonrasında meme altında ters T ÅŸeklinde bir iz kalır. Bu izin çok az kalması için gereken tüm tedbirler alınır. Ancak her insanda yara iyileÅŸmesi ve doku faktörleri, ten rengi farklı olduÄŸundan oluÅŸacak izin miktarını önceden kestirmek mümkün deÄŸildir.

Ameliyattan sonra ileride emzirme mümkün olmayabilir. Ancak bu hayati bir konu değildir. Günümüzde göğüs ameliyatı olmadığı halde birçok annede süt gelmeyebilmekte, bu durumda bebeğin beslenmesi için başka çözümler bulunmaktadır. Ayrıca çok geniş sayılı hastaların incelenmesine ve takibine dayanan amerikan yayınlarında, ameliyatlarından 2-3 sene kadar sonra büyük oranda süt kanallarının tekrar ağızlaştığı ve süt vermenin mümkün olduğu bildirilmektedir.

Ameliyat sonrası meme başı etrafındaki iz renk değişimi sınırında olduğu için görünmez. Önden tek görünen iz ortadan aşağı doğru inen düz çizgidir. Bu izlerin çok az kalması için özel yöntemler ve çok ince dikiş iplikleri kullanılarak izin mümkün olduğu kadar azaltılması amaçlanır.

Ameliyat: Plastik cerrah, çıkarılacak meme dokusu, memelerin sarkıklığı ve diğer faktörlere dayanarak, hastaya yapılacak girişime kararı verir. Ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonlar arasında, infeksiyon, kanama ve hematom sayılabilir. Dolaşım problemlerine bağlı çok nadiren oluşabilen spesifik komplikasyonlar ise yağ dokusu veya meme ucu dokusunun nekrozu yani çürümesidir. Bu olasılık çok çok nadirdir. Ameliyattan sonra oluşabilecek ağrılar, ağrı kesici ilaçlarla giderilir. Ameliyat sonrası 2-3 defa pansuman yapılır. Dikişler 12-15 günde alınır. Ameliyat izleri ilk birkaç ay pembe renkte olduğundan farkedilecektir. Altı ay ile bir yıl arasında izler ten rengine yaklaşarak daha belirsiz hale gelir.

Ameliyat planlamasında önce meme ucunun normalde bulunması gereken yer iÅŸaretlenir. Bu yer, hastanın boyuna göre köprücük kemiÄŸi orta noktası ile meme ucunu birleÅŸtiren çizgi üzerinde yukardan 19-21 cm. uzaklıkta olmalıdır. Daha sonra “wise” paterni adı verilen meme kalıbı kullanılarak aslında bir koni açılımı olan memeyi oluÅŸturacak kısım iÅŸaretlenir. Bu kalıp anahtar deliÄŸine benzer. İşaretlenen bu bölgenin altında ve dışında kalan deri ve meme dokusu çıkarılacaktır.

Ameliyatın ertesi günü pansuman yapılarak sargılar değiştirilir. Biraz daha küçük bir sargı yapılır. Göğüslerin tamamını saran yumuşak özel sütyen takılır. Bu sütyen enaz iki hafta kullanılır. Yara iyileşirken hem ödemi azaltır, hem de meme için bir kalıp görevi yapar. İki-üç pansumandan sonra 10-15 gün içinde dikişler alınır. Ameliyat sonrası ertesi gün hasta ayağa kalkar. 2-3 gün sonra günlük işlerini yapabilir. Ameliyattan sonra 1-2 gün sürebilecek ağrı için ağrı kesiciler kullanılır. ameliyatı sonucunda meme hem küçülmüş hem de dikleşmiş olur.

Gebelik Belirtileri

Cumartesi, 20 Aralık 2008

 Çoğu kadının hamileliğinin ilk bulgusu görülmeyen adet kanamasıdır. Fakat her kadın düzenli bir adete sahip olmayabilir. Adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirti ve bulgularında görülmesi gerekir. En sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler, yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir.
 
 Bazı hamilelik belirtileri hamile olma olasılığınızın bulunduÄŸunu, bazıları ise bu olasılığın yüksek olduÄŸunu akla getirir. Hiçbir erken belirti gebeliÄŸin kesin iÅŸareti deÄŸildir. Aslında hamileliÄŸi kesin kanıtlayan ilk belirti bebeÄŸinizin kalp atışlarıdır ki bu da duyarlı Dopler ultrason ile yaklaşık 10-12′ inci haftalar arasında duyulabilir.

HAMİLE OLABİLECEĞİNİZİ DÜŞÜNDÜREN İŞARETLER

BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Adet kesilmesi Tüm hamileliklerde Yolculuk,yorgunluk,stres,hamilelik 
korkusu,hormonsal sorunlar,aşırı kilo alma ya da verme, doğum kontrol hapını bırakma,emzirme
Sabah bulantıları Hamile kaldıktan 2-8 hafta sonra Yiyecek zehirlenmesi,gerginlik
Sık idrara çıkma Genellikle hamile kaldıktan 
6-8 hafta sonra
İdrar yolları iltihabı,gerginlik,şeker 
hastalığı
Sızlayan,ağrıyan,şiş göğüsler Hamile kaldıktan sonraki 
birkaç gün içinde
Doğum kontrol hapları,adet günlerinin yaklaşması
Meme ucu çevresinin koyulaşması ve meme ucu çevresindeki küçük bezlerin kabarması Hamileliğin ilk üç ayı içinde Hormonsal dengesizlik
Önce göğüslerde sonra karında deri altında pembe mavi çizgiler Hamileliğin ilk üç ayında Hormonsal dengesizlik ya da önceki hamileliğin etkisi
Yiyeceklere aşırı istek duyma Hamileliğin ilk üç ayı içinde Kötü beslenme,stres,adet günlerinin yaklaşması
HAMİLE OLACAĞINIZA İLİŞKİN  KUVVETLİ  İŞARETLER
BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞI ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Rahim ve rahim ağzının yumuşaması Döllenmeden 2-8 hafta sonra Adet kanamasının gecikmesi
Rahmin ve karnın genişlemesi 8-12 hafta Tümör ve fibroidler
Aralıklı ve ağrısız kasılmalar Hamileliğin başında başlar, hamilelik ilerledikçe sıklığı artar Bağırsak kasılmaları
Bebeğin hareketleri İlk olarak hamileliğin 
16-22. Haftasında fark 
edilir.
Bağırsak gaz ya da kasılmaları
KESİN HAMİLELİK BELİRTİLERİ
BELİRTİ ORTAYA ÇIKTIĞII ZAMAN BAŞKA OLASI NEDENLERİ
Ultrasonda bebeğin görülmesi Döllenmeden sonraki 46. Haftada  Yok
Bebek kalp atışı 10-20. haftada Yok
Karında hissedilen bebek hareketi 16. haftadan sonra Yok

Gebelik Testleri Nasıl Yorumlanır?

Cumartesi, 20 Aralık 2008
Piyasada satılan değişik markalardaki idrar testleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle kullandığınız testin kullanma talimatını mutlaka dikkatlice okuyunuz.

Genelde idrar testlerinde 3 tane pencere bulunur. Bunlardan birine idrar örneği damlatılırken yan yana bulunan iki pencereye bakılarak test yorumlanır. Bu pencerelerden birisi testin doğru şekilde yapılıp yapılmadığınız gösterir (kontrol penceresi). Diğer pencere ise pozitif ya da negatif sonucu verir. Pozitif sonuç varlığında bu penceresinde ya bir çizgi ya da artı işareti çıkar. Sonuç penceresindeki çizginin renginin açık ya da koyu olması anlamını değiştirmez. Bu her durumda pozitif sonuç demektir. Bazı testlerde ise sonuç penceresinde artı ya da eksi işareti belirir. Artı pozitif sonucu yani gebeliği, eksi ise gebelik olmadığını gösterir.

 

Gebelik testinin sonucu okunurken testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman süresince beklenmelidir. Bazı durumlarda test negatif olmasına rağmen bir süre daha beklendiğinde hafif bir çizgi ortaya çıkabilir. Bu şüpheli sonucu belirtir. Ya hamile olmanıza rağmen hCG değeri testin saptayabileceği düzeylere ulaşmamıştır ya da hamile değilsinizdir ancak test reaksiyon vermektedir. Her iki durumda da testin 1-2 gün sonra tekrar edilmesi ya da kanda gebelik testi yapılması uygundur. İdeal olan testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman sonrasında sonucu yorumlamaktır.

Test neden hatalı sonuç verir?

Testin hatalı negatif sonuç vermesinin temel nedeni duyarlılığının kandaki düşük düzeydeki hCG değerlerini saptamaya yetmemesidir. Testin erken yapılması bunda en önemli faktördür. Testin bozuk ya da son kullanım tarihinin geçmiş olması da bir diğer etkendir.

Hatalı pozitif sonuçlar ise daha nadir görülür. Bu gibi durumlarda bazen idrardaki başka bir hormona (örneğin LH) çapraz reaksiyon gelişebilir. Bir başka neden de kimyasal gebeliklerdir. Çok erken dönemde test pozitif çıkmasına rağmen daha sonra klinik olarak gebelik fark edilemeden embryo canlılığını yitirir ve kan hCG değerleri düşmeye başlar.

İnfertilite tedavilerinde yumurta çatlatmak amacıyla yapılan hCG enjeksiyonları sonrasında da hatalı pozitif sonuçlar görülebilir. Bu nedenle test son hCG enjeksiyonundan 10-14 gün sonra yapılmalıdır.

Testin hatalı pozitif sonuç vermesi oldukça nadirdir. Bu nedenle pozitif sonuç varlığında ek incelemeye gerek duyulmazken negatif olması mutlaka gebe olunmadığı anlamına gelmez

 

Cinsel Takıntılar

Cumartesi, 20 Aralık 2008
da dayanılmazı zor olan, büyük utanç ve acı veren takıntılar arasındadır. Bazı kişilerin aklına hiç istemedikleri zamanda hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir.

Zaman zaman hastalarımız yüzleri perperişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odamıza girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar: ‘Kızlarıma tecavüz etmekten korkuyorum. Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse kapılıyorum. Üç yaşındaki yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip sertleşmediğini kontrol ediyorum.’ Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama seyrekliğine indirirler, veya gerçekten sapık olup olmadıklarını kontrol maksadıyla olur olmaz yerde olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler.

Dindar insanları gelir, ibadet sırasında bulur hep. Tekbir alıp namaza durduklarında gözlerinin önüne sevişen kadınlar ve erkekler gelir. Kitabın ilk bölümünde bahsi geçen Mehmet takıntılarından kurtulmak için hacca gitmiş, ‘Kabe’nin duvarlarında adeta seks filmi oynuyor,’ demişti. Hıristiyan kadınların kendilerini Hazret-i İsa ile cinsel ilişkide gördüklerine zaman zaman rastlanır.

İnsanların cinsel organlarına bakma takıntılarına da çokça şahit oluruz. Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu kişiler erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa ‘hafifmeşrep’ damgası yemekten büyük korku duyarlar.

Halbuki daha önce de belirttiğimiz gibi, obsesifler ahlaki kurallara katı biçimde bağlı insanlardır. Kendilerine büyük haksızlık eder, ‘sapık’ olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya başlarlar. Bir bayan hastamız ‘Erkeklere bakar, onlara gülümserim, orospu zannederler, rezil olurum’ takıntısı yüzünden kendisini eve hapsetmiş, on adım ötedeki bakkala bile gidemiyordu. Ailenin gazeteden deterjana kadar bütün ihtiyaçlarını kocası satın alıyordu. Çocuklarının veli toplantısına kocası katılıyordu. Nemelazım erkek öğretmenlere, erkek velilere kaş göz edebilirdi. Acilen diyelim bir kibrit lazım olduğunda, kocası da evde yoksa, evinin hemen önüne park ettiği arabasına atlıyor, uzak bir semtten kibriti alıp dönüyordu. Uzak semtlerde daha rahattı, çünkü erkeklere baksa bile oralarda tanınmıyordu. Hatta sonunda oturduğu mahalleden taşınmıştı.

Eşcinsellik takıntıları da pek çok ‘normal’ erkeğin hayatını mahveden takıntılardır. ‘Ben eşcinsel miyim?’ sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla, tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. Eşcinsel görünce yılan görmüş gibi paniğe kapılan, eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu’na ayak basmamış hastalarımız vardır.